-
VİLLA BASKISI mı !? YALI BASKISI mı !?
Dış cephe kaplaması " MANTOLAMA " her geçen gün yeni çözümler üreterek dekorasyon zenginliğiyle yol alınmakta...
Ancak, herşeyinde bir yakışığı var.. .Ayrıca
da her malzeme teknik açıdan her yere uygun olmayabilir ...
Bunun en çarpıcı örneğini sitenin bu sene yapılan genel kurul toplantısında yaşadık :
Sitemiz 5 katlı olmasına rağmen Amerikalıların orman evleine hayran olan bazı kat maliklerimiz sosyolojik açıdan yalı baskısı ile American sidigin modeli arsında çelişmede kaldıklarından toplantıda gene sandalyeler havada uçuştu .
Neyseki birkaç oylada olsa bu öneri retedildi.
BU ÜRÜNE AİT TEKNİK AÇIKLAMA YAPABİLİRMİSİNİZ ) BU ÜRÜN 5 KATLI BİNALAR İÇİN YANICI MADDE OLDUĞUNDAN DOLAYI YAPI DENETİMCE UYGUNMUDUR?
Tarih: 14 May 2009 16:06 Ekleyen: Beğenme: 0
-
" kuyruk yağı "
Sevgili mutfak dostları bilmem sizlerde benim gib duydunuz mu ?bilemem ama meşhur kıymasız ankara dönerimiz dahil bütün tanınmış ustalar kebabları -
na birazcık " kokmayacak kadar " kuyruk yağı ilave ederlermiş ki kebabları daha mekana girmeden kapının dışından bile mis gibi koksun ...
Ancak bölgemizde kocakoca süper marketler in hariçinde tek bir mahalle kasabı bile olmadığından olanlarında kıyma makinasında kuyruk yağı çekmediği için şöyle evlerimizin bahçelerinde kebabçılardaki
gibi içine kuyruk yağı işlenmiş mis gibi kokan lezz -
etli kebablar yapıp yiyemiyoruz .
Tarih: 14 May 2009 16:04 Ekleyen: Beğenme: 0
-
Gurur
Alçak yerde tepecik, kendini dağ sayar. (Şinasi) Allah büyüklük taslayanları asla sevmez. (Nahl Suresi/23) Başkalarının gururuna tahammül edemeyişimiz, kendi gururumuzu incittiği içindir.(La Rochefaucauld) Birçok kimseler, kendilerinde bulunduğu halde, başkalarında tefahur ve gururu sevmezler. Benjamin Franklin)
Büyük ve üstün insanın gururu yoktur ve ağırbaşlıdır. Küçük ise kendini beğenir ve ağırbaşlı değildir.(Konfiçyus)
Genellikle, […]
Tarih: 14 May 2009 16:03 Ekleyen: Beğenme: 0
-
KALP HAFTASI
En geveze kuş ümitdir.
Kalbimizde hiç susmaz. […]
Tarih: 14 May 2009 15:59 Ekleyen: Beğenme: 0
-
BİR ZERAFET ÖRNEĞİ
(Ümitkentten Şükran Hanıma)
Telefon numaraları aranırken hepimizin yanlış rakamlara bastığımız olmuştur.'yanlış numara'',''burası falanca yer'',''dikkat etsene kardeşim'' gibi kısa cevaplar almışızdır.Bazen de telefon sert bir ifadeyle yüzümüze kapanmıştır,özür dilememize fırsat vermeden.
Bu sabah bunların hiç biri olmadı,yanlışlıkla numarasını aradığım zarif hanım özür dilediğimde,kendini tanıttıktan sonra ''demek ki bu sabah görüşmemiz gerekiyormuş,üzülmeyin'' cevabını aldım.Ben de onun bu zerafeti karşısında ismimi ve oturduğum site adını verdim.Kısa bir iki cümleden sonra veda edip kapadım.
Hoş bir sabah diye düşündüm,demek hala böyle insanlar var.Telefonum eski model olduğu için numarayı kaydedemedim,şaşkınlıkla da istemeyi düşünemedim.
Teşekkürler Şükran HANIM bu güzel sabah başlangıcı için,zerafetiniz için,dünyanın; sizin gibi insanlar oldukça,hala yaşanabilir bir yer olduğu için..
Yazıkırı B sitesinden
Alev Atılgan
Tarih: 14 May 2009 15:59 Ekleyen: Beğenme: 0
-
(2)
Yüzdeki asimetriden gelen bir eğri duruş varsa düzeltilecektir. Bütün bunlar yapıldıktan sonra görüş kontrol edilecek, eğer görüşten bir şikayet bildirilirse, tekrar camın reçeteye uygunluğuna bakılacaktır. Şayet, bir kusur bulunmaz ise, kişinin eski alışkanlığı ile yeni reçete kıyaslanacak, sadece bir adaptasyon olup olmadığına karar verilecektir. Eskisine göre önemli değişiklikler gösteren reçete veya cam cinsleri, bazen birkaç saati bazen de birkaç haftayı bulan adaptasyon sürelerine ihtiyaç gösterirler. Reçetedeki dyoptri gücünün, astigmat akslarının, varsa prizma dyoptrilerinin, pupilla mesafesinin değişmesine bağlı olarak uyum zorluğu çekilebilir. Antirefle kaplama, renk kaplaması gibi özelliklerin olup olmamamsı farklılık yaratır. Bütün bunlardan kaynaklanmayan bir problem varsa, o zaman kişinin o an içinde bulunduğu durumda bir gelişme vardır. Diyabet gibi, göze veya görme sinirlerine baskı yapan bir ur gibi, hormonal bir bozukluk glokom gibi başka bir hastalık görüşe etki etmektedir.
Uyum zorluğu yaratan ve teknisyeni ilgilendiren bütün olasılıklar gözden geçirilmekle birlikte bir çözüm bulunamamış ise, beynin yine görüşe adapte olabilmesi için belirli bir süre tanır, buna rağmen bir iyileşme olmamışsa, kişisinin tekrar reçete aldığı göz hekimine muayene olması salık verilir.
İyi bir gözlükçü teknisyeninin el ustalığı kadar sabil ve meslek sevgisi de takdir edilmelidir..
Tarih: 14 May 2009 15:56 Ekleyen: Beğenme: 0
-
Gözlüğün ayarı bozulduysa
(1)
Gözlük yapımında ve onarımında teknisyenin önemi
Bir gözlük teknisyenin becerisi, her parçası itina isteyen gözlük çerçevesini düzeltirken, cam monte ederken, vidalarını sıkarken, temizlerken fark edilebilir. Eli ince işe yatkın olmayanların bu mesleği sürdürmeleri zordur. Bu kişiler, çalıştıkları işyerlerine birçok zarar verir. Sık sık karşılaşılan beceri noksanlığından kaynaklanan aksilikler, müşterinin memnuniyetsizliğine neden olur. Usta teknisyenlerin gözlüğe yaklaşımı, onu elinde tutmuşu, tornavidayla vida takması, çıkarması, hatta gözlüğü silmesi bile farklıdır. Bu işlemlerin hepsinde bir itina bir yumuşaklık sezilir. Elindeki materyelin bir ziynet eşyası, bir hassasiyet simgesi olduğunu her an yaşayarak öğrenmiştir. Müşteri şikayetlerine karşı hoşgörülüdür zira gözlük, insanın en önemli bölgesinde yer almakta, en hassas organları üzerindeki, kulak arkasındaki deri ince ve kolay etkilenebilen cinstendir. Daha da önemlisi gözlük, göz gibi bir organın tam 1-2 cm önünde durmaktadır.
Camları monte edilmiş, son kontrolleri yapılmış bir gözlük siparişi, mutlaka sahibi tarafından teslim alınmalıdır. Çünkü henüz iş bitmemiştir. Cam monte edilirken çerçevede bazı milimetrik değişiklikler olmuş veya bilhassa bazı ayarlar cam montesinden sonraya bırakılmıştır. Gözlüğün burun üzerine basma yerleri bir kez daha kontrol, edilecek gözlüğün kaşlara, yanaklara değip değmediğine, sapların şakakları sıkıp sıkmadığına, uzunluğunun yeterliliğine uçlarının bükülmesinin uygun olup olmadığına bakılacaktır.
Tarih: 14 May 2009 15:56 Ekleyen: Beğenme: 0
-
ÇİM NASIL SULANIR ?
Çaba derneğinin cayyolum. com. sayfalarına düşen tüzğünü birkaçdefa okuyunca ne olursa olsun sitemizde yönetimle ilgili ortaya çıkan önemli bir sorununu size iletmeye karar verdim.
Çayyolunda bulunan sitemizin yedi yaşına giren ;
ilk kuruluşunda özenle tasarlanmış italyan taş bahçelerinin içinde ; sırayla açan çiçekler , onların içinde öten böcekler ayrıca iğne yapraklı ağaçlar,çimler hatta çim nem-ölçer cihazları bile bulunan saygın bir sitedir...
Sitemizin yeşile çok düşkün eski yönetim kurulu,
bir peyzaj firmasına ; " çeşitli doğal taşların üzerinden suları akıtarak sitemizin bahçesinde sudan melodiler "
yaratmışlar ayrıca ,
İç kurtlara ve toprak-6 zaralılarına karşı bununla birlikte
Güllerdeki yaprak bitlerine karşıda önlem olarak tütünsuyu ve arap sabunu ile mücadele ediyorlardı...
Hatta bazı zararlılara karşı ,pompaya sarımsak suyu doldurup organik tarım usulü bitkilerin yapraklarına iyice yapışsın diye petmezle beraber karıştırıp bitkilere öyle
sıkıyorlardı ...
Ancak ne olduysa geçensene yapılan olağanüstü genel kurul toplantımızda oldu .
O gün seçilen yönetim kurulumuz bahçemizin (10.600m2 )çinlerinini çim makinasına benzin parası çok gidiyor diye kırkbeş günde bir kestiriyorlar . Halbuki benim bildiğim çim 10-12 gün ara ile kesilmelidir.
Konuyla ilgili detaylı bir bilgi verebilieseniz sevinirim .Çünkü bu konuda çoğu kapıcının bile uzman bilgisi olduğunu sanmıyorum.
Şimdiden sizlere teşekkür eder sitemizin ismini yayınlamamanızı rica ederim.
saygılar...
Tarih: 14 May 2009 15:54 Ekleyen: Beğenme: 0
-
Şafak 29 kasım 2009!!!
Yeni KMK. da İRTİFAK kelimesi MÜLKİYET kelimesi ile
yer değiştiriyor !!!
Gereğini yerine getirmeyen kat maliklerine 300 liradan başlayan cezalar geliyor ...
Tarih: 13 May 2009 01:02 Ekleyen: Beğenme: 0
-
2
ÇAĞIN MODERN HAPİSHANELERİ
Ben bu uygulamanın okullar içinde geçerli olduğunu düşünüyorum.Okul diye apartman katlarına çocuklar sıkıştırırlıyor.Cadde üstlerinde,tarfik uğultusu ve egzos kokusu içinde adeta bir iş yeri gibi açılan okullar.Bizler geniş bahçeli her türlü kirlilikten uzak Devlet Okullarında okuduK.Ne yazık ki aynı ekonomik şartlar içinde olan çocuklarımıza bunlar sağlanmadı.Önüne gelen istediği yerde,apartmanlarda okul ve bakım evleri açtılar.Korunakta ki hayvanların bile dolaşacak kendine ait alanları var.Onu bırakın ,hapisanelerde volta atılan havadar yerlar var.
Anneler gününden gününe büyüklerimizi hatırlamayı (moda gereği)akıl edebilmeyi ancak reva gören bizler ne kadar zamandır merhamet ve izanımızı kaybetmiş bir toplum haline geldik?Umarım,semtimizde sayıları hayli yüksek olan parlamenter ve ilgililer bu satırları okur.Benim yüreğim dayanmadı,sizleri de üzmemek adına
can alıcı noktaları es geçtim.Konu başlığı meramımı anlatır dilerim.Sağlıklı ve konforlu bir ömür dileğiyle........
Tarih: 13 May 2009 00:55 Ekleyen: Beğenme: 0